25/9/2007

tanıdıgımızı zannetmek

   
  
         İnsanları nasıl tanırız yada tanımak için bir çaba sarfedermiyiz? aslında asıl soru ''insanları madem tanıyorsun,ozaman akıllarını okudugunu iddaa ediyorsun''olabilir.
         Kimileri için insanları tanımak yada tanıdıgını zannetmek çok zor bir şey degil!! ozellikle ''zannetmek'' kelimesi burda onemli olan.sonuçta insanların aklından neler gectigini bilemeyecegimiz için karsındaki insan ile aranda yıllara dayanan bir bağ olsa bile aklından neler gectigini okuyamazsın!!belkide bunu bilen insanlarda karsısındakine karsı hep bir guvensizlik duygusu beslemesinin sebebi bundan dolayıdır.
         İnsanlar yeni baslanan bi ilişkide(arkadaslık,dostluk,aşk vs) daima birşeylerin karşılıksız kalmasından korkarlar.verdigimiz hassasiyetin bizlere ne gibi bir şekilde donecegini bilemedigimiz için hep bir karamsarlık tasırız,bu karamsarlık bizleri karsındaki insanı sıkmayada itebilir onun içindekileri almayada yol acabilir,aslında buda tamamen karsındakinin ne hissettigine baglıdır.
         Hayatımızda sevdigimiz insanlar gibi sevmedigimiz insan tipleride olacaktır,mesela benim en sevmedigim insan tipi;kendini çok sey gormuş zanneden,karsındakini hemen avucunun içine alabilecegini zanneden,sadece konuşmalara bakarak karar veren yani aklından gecenleri bilmeden davranan, tanıdıgını zanneden insan tipleridir!!oysaki hareket ve konuşmalarına bakarak yorum yaptıgımız insanlar bizlerden daha akıllı,kotuye vurabilecek olursak''içten pazarlıklı'' insanlarda olabiliyorlar.
         Bence!! insanları tanıyamayız,insanları tanımak için  aklından gecenleri bilmemiz gerektigini dusunuyorumki buda zaten mumkun degil.sanırım mumkun olan tek şey her insanı oldugu gibi kabullenmek!zarar gordugun insandan uzak durmak olacaktır.
         Bırakalım insanlar ne dusunurlerse dusunsunler.bırakın insanlar sizin hakkınızda alaycı yorumlar yapsınlar eger siz kendinizi tanıyor ve neler yapacagınızı biliyorsanız zaten bunun yararını sizler,zararını ise sizi tanıdıgını zanneden insanlar göreceklerdir
     
         yazar:Kıvanç  Özsoy

14/7/2007

World Of WarCraft

                                        

       Hayatımızdan saatler,haftalar,aylar belkide yıllar çaldı!!online oyun felsefesine yeni bir bakış açısı getirdi kimileri için bir oyun olmaktan cıkıp,bir yaşam tarzı haline geldi.sanki bu oyun kendine hep ''bagımlı''olucak birer kurban arar gibiydi!!zaten warcraft serisi ile suç dosyası hayli kabarık olan bu oyun çıkmadan oncede hayatımızı altust etmek için can atıyordu!!.kimi insanlar kendilerini bu sanal uyuşturucunun elinden kurtardı,kimileri ise dozu arttırıp daha da cok baglandı ama aşırı  doz alanlarsa 7/24 hardcore player lar olarak bu sanal uyuşturucu çerçevesinde yaşamlarını surduruyorlar.
       Wow!! ilk cıktıgı günden beri ''benim'' diyen en baba oyunu bile golgesinde bıraktı.online oyunlara ''ultima'' ile baslayan tayfa bile kendini wow evreninin içinde buldu.İnternet uzerinde wow la ilgili forumları dolaştıgınız zaman bile hararetli konuşmalara,küfürlü tartışmalara sahne olmuş yazıları okursunuz!! işte bu derecede kendine bagımlı arayan bir illet oldugunu ozaman daha rahat anlarsınız ve ilk okudugunuz zaman ''manyak mı bu insalar!! bu sadece bir oyun gercek deilki birbirinize bu şekilde anlamsız bir yarışa girmişsiniz '' diyebilirsiniz.
       Oyunun içine girdiginiz zaman zaten RPG lerden alışık oldugunuz uzere kendinizi istemesenizde bir ''level up'' yarışı içinde buluyorsunuz!!son levele geldiginiz zaman herşey bitmiyor tabiki!! bu seferde bir ''item''kapma yarışı içinde bulacaksınız kendinizi.Questler,instance'lar,reputulation ödülleri derken hiç bitmeyecek bir kovalamacanın içinde bulunacaksınız.HAA!! sanslıysanız  guildnızda bulunan insalardan veya oyun içinde tanıştıklarınız la guzel dostluklar da kurabilirsiniz(benim gibi)işte ozaman oyunun asıl zevki orataya cıkar,zaten online olmasının da asıl sebebi bu deilmi,yardımlaşmak ve paylaşmak.
       
        yazar:kıvanç özsoy
     

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Blogcu ile yapıldı